araştırma yöntemleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
araştırma yöntemleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2014 Pazar

Örnekleme Yöntemi

d) Örnekleme Yöntemini Seçmek
Örnekleme yöntemleri iki grupta sınıflandırılmaktadır. Bunlar;
a.  Olasılıklı Olmayan Örnekleme Yöntemleri (Keyfi Örnekleme)
b.  Olasılıklı Örnekleme Yöntemleridir.

İzleyen bölümde her iki grupta yer alan yöntemlerden başlıcaları ele alınmaktadır.
d1. Olasılıklı Olmayan Örnekleme Yöntemleri (Keyfi Örnekleme)

Olasılıklı olmayan örnekleme yöntemleri, ucuzluğu, hızlı oluşu, kitlenin tam bir çerçevesine gereksinim duymaması ve özellikle de uzmanlık düzeyinde istatistik bilgisi gerektirmemesi nedenleri ile birçok kullanım alanı bulmuştur. Özellikle kamuoyu araştırmalarında ve işletmelerin pazarlama araştırmalarında çok kullanılmaktadır. Buna karşın, keyfi örneklemede örnekleme birimlerinin seçilmesi, örneklemeyi yapan araştırmacının kararına dayandığından bu tip örneklem popülasyonu iyi yansıtamamaktadır ve dolayısıyla hata payı büyüktür.


Bu nedenle ilk bakışta keyfi örnekleme türlerinin gereksiz olduğu algısı oluşabilir. Ancak birçok araştırmada olasılıklı örnekleme uygulamalarında güçlüklerle karşılaşılır. Seçilen birimler hakkında her zaman bilgi alınamaz ve cevap vermeyen birimler bazı durumlarda belirli bir gruptan gelebilir. Dolayısıyla yalnız cevap veren birimler incelendiğinde tek yönlü hatalar ortaya çıkabilir.

Örneğin sadece belirli bir gelir düzeyinin üstündekiler tarafından cevaplandırılan bir anket böyle bir hatayı içerir. Öte yandan genellikle birimlerin tam listesi bulunamadığında, rasgelelik koşulu kolaylıkla gerçekleştirilemez. Son olarak, bazı durumlarda araştırmacı olasılıklı olmayan örnekleme yöntemlerini kullanmak zorunda kalabilir.
-Örneğin bir uzman kalitesini kontrol etmek için büyük bir kitlenin tepesinden bir buğday örneklemi seçebilir. Kitle içindeki belli yerlerden rasgele bir örneklem seçmek fiziksel olarak imkansız olabilir.
-Olasılıklı olmayan örnekleme yöntemleri, örnekleme seçilen birimler için izlenen yol bakımdan farklı gruplarda incelenmektedir.
-İzleyen bölümde en yaygın keyfi örnekleme yöntemleri ele alınmaktadır.

 1. Güdümlü Örnekleme
Güdümlü örnekleme, araştırmanın amaçları gereğince anakütlenin tümünün değil bir kesiminin gözlenmesi demektir. Bu örnekleme tipinde örneklem, araştırmacının problemlerine cevap bulacağına inandığı deneklerden oluşmaktadır.
Örneğin, endüstride meslek hastalıkları konusunda tasarlanan bir araştırma ele alındığında; bu tür bir konu endüstri işçilerinin oluşturduğu anakütlenin temsilci bir örneklemi üzerinde araştırılabilir. Ancak meslek hastalıklarını tüm kitle içinde değil özellikle belli bir hizmet süresini aşmış veya belli bir yaş sınırının üstündeki işçiler arasında daha açık bir biçimde gözlenebileceğine kuşku yoktur.
Bu nedenle, araştırma amacına uygun düşen örneklemin, bütün işçiler kitlesini değil de orta yaşlı işçiler kitlesini temsil eden bir örneklem olacağı açıktır.
Benzer şekilde bir sanayi bölgesinde, çevre kirliliğinin nedenleri, sonuçları, etkileri araştırma konusu olduğunda, örneğin, bölgede bulunan bir çimento fabrikası ile bir metalürji fabrikasının bulunduğu çevrede oturan hanehalkları, örneklenecek anakütleyi oluşturabilir. Bu hanehalkları içinden olasılıklı olmayan bir seçimle yapılan çalışma, tüm sanayi bölgesi için daha büyük bir kitleyi içerecek bir çalışmadan, daha iyi sonuçlar verecektir.

2. Kota Örneklemesi
Olasılıklı olmayan örnekleme yöntemlerinin en sık kullanılan türlerinden birisidir.
Anakütle, ele alınan özellik bakımından farklı nitelikteki bazı önemli kısımları kapsadığında, örneklemin gücünü yükseltmek üzere gruptan önemi ile orantılı sayıda birim çekilmek suretiyle yapılan örneklemeye kota örneklemesi denir.
Daha değişik bir tanım ile kota örneklemesi “tabakalar içinde birimlerin rasgele değil de keyfi olarak seçildiği tabakalı örnekleme” olarak tanımlanır.

Kota örneklemesi genel olarak şöyle açıklanabilir;
1.    Anakütleyi oluşturan birimler belli karakteristiklere (cinsiyet, yaş, gelir düzeyi, meslek, eğitim durumu, etnik köken, din, ırk vb) göre sınıflandırılır yani tabakalara ayrılır.
2.    Belirlenen toplam örnek büyüklüğü, tabakalar arasında dağıtılır. Her tabakaya verilen örnek büyüklüğü, o tabakanın kotasını oluşturur.
3.    Anketörler kendilerine verilen sayı ve özellikteki birimleri bulup onlardan istenen bilgileri derlerler.


Kota örneklemesi aşağıdaki şekilde şematik olarak görülmektedir.


3. Kolayda Örnekleme
Bu örnekleme türünde, veri toplama amacıyla anakütleyi oluşturan bireylere gönderilen anket formlarını doldurarak anketlere cevap verenlerin tümü örnekleme dahil edilmektedir.
Televizyonların düzenlemiş olduğu telefon anketleri ile internet üzerinden yayınlanan ve doldurulan anketler bu tarz örneklemeye dahildirler.
Bu örnekleme türünde anketlere cevap verenlerin sayısı önceden kestirilemediğinden ve anketlerin nasıl doldurulduğu bilinemediğinden bu tür bir örneklemeyi kullanan araştırmalarda elde edilen sonuçlar büyük oranda hata payı içerirler. Genelde yeterli sayıda örnek büyüklüğüne ulaşılamadığından sonuçların genelleme imkanı da çok zordur.

4. Kartopu Örnekleme
Kartopu örnekleme yöntemi, evrenin sınırlarının ve elemanların kesin olarak belirlenemediği durumlarda kullanılır.
-Bu tip bir örneklemede araştırmacı, evreni temsil edebileceği düşündüğü araştırma konusuyla ilgi bir örnek bulduktan sonra, bu örneğe tanıdığı başka örneklerin bulunup bulunmadığını sormaktadır. Daha sonra mevcut örnek tarafından önerilen bu yeni kişiler de araştırmaya dahil edilerek çalışma yürütülmektedir.
-Dolayısıyla zincirleme olarak örnek büyüklüğü artmaktadır. Örnek böylece, sanki karda itilerek büyüyen, bir kartopu gibi büyüme gösterir. Bu örnekleme tipinde en temel problem, ilk örneğe ulaşmaktır.
  
d1. Olasılıklı Olmayan Örnekleme Yöntemleri (Keyfi Örnekleme)
Bunların dışında literatürde olasılıklı olmayan örnekleme yöntemleri arasında;
Monografik Örnekleme,
Kabul Örneklemesi,
Alan Örneklemesi,
Faaliyet (Üretim Faaliyeti) Örneklemesi yöntemleri de sayılmaktadır.

d2. Olasılıklı Örnekleme Yöntemleri
Olasılıklı örnekleme kısaca, anakütledeki her birime belirli ve sıfır olmayan bir olasılıkla seçilme olanağı verilen bir örnekleme yöntemidir. Bu tür örnekleme yöntemlerinin en belirgin özelliği, örneklem içinde yer alan birimlerin evrenden rasgele seçilmesidir. Olasılıklı örnekleme yöntemlerinden başlıcaları şu şekilde sıralanabilir;

1. Basit Rasgele Örnekleme Yöntemi
1’den N’ye kadar numaralanmış bir anakütleden, her bir örnekleme birimine eşit seçilme olasılığı tanınarak seçilen n ölçümlü örnekleme rasgele örneklem adı verilir.
Örnekleme teorisinde çok önemli bir yer tutan rasgele örneklemin seçilmesi yöntemine Basit Rasgele Örnekleme Yöntemi denir.
Bu yöntemde her popülasyon elemanının seçilme şansı eşittir ve bir birimin seçilmesi diğerlerinin seçilmesini etkilemez.
Bu yöntemde uygun örnek büyüklüğü belirlendikten sonra, basit rasgele örnek seçim yöntemleri ile örnekler seçilir. Seçim sonrası oluşan örneklem istatistikleri hesaplanarak kitle parametreleri için kestirimler yapılır.
Bu yöntemde 1’den N’ye kadar numaralanmış bir anakütleden örneklem seçilmesi için çeşitli yollar vardır.
Çekiliş Yöntemi
Rasgele Sayılar Tablosunu Kullanma

Basit Rasgele Örnekleme yönteminin yararları şöyle sıralanabilir;
Evrendeki her elemanın eşit seçilme şansı vardır.
Evren çok büyük ve karmaşık değilse seçme işlemi kolaydır.
Bu yöntemle yapılan örneklemede istatistiksel işlemler ağırlıksız olarak yapıldığı için değerlendirme işlemi de kolay olur.
-Yöntemin sakıncalı yönleri ise şunlardır;
Evren çok büyükse evreni listelemek ve seçmek güçtür.
İncelenen özellik evrendeki elemanların bazı özelliklerine göre değişiklik gösterebilir.
Örnekleme seçilecek bireyler çok geniş bir bölgede dağınık bir şekilde yerleşmiş olabilirler.

2. Tabakalı Rasgele Örnekleme Yöntemi
İncelenen parametre, deneklerin herhangi bir özelliğine göre değişiklik gösteriyorsa (yaş, cinsiyet, sosyo-ekonomik, kültürel özellikler vb.) Tabakalı rasgele örnekleme yöntemiyle örnekleme yapmak daha doğru sonuç verebilir.
Bu yöntemin etkin olabilmesi için
tabakalardaki birimlerin kendi içinde homojen olması ve
tabakalar arasında gerçek bir farklılık bulunması gerekir.

Örneğin bir ilköğretimdeki çocukların boy uzunlukları ölçülmek istenirse, yaş ile boy arasındaki ilişki dikkate alınmalıdır.
Örnekleme girecek çocuklar, yaşları dikkate alınmadan basit rasgele yöntem ile seçilirse elde edilecek sonuçlar gerçeği yansıtmayabilir. Çünkü şans eseri küçük yaştakiler ya da büyük yaştakiler, seçilen örneklemde daha fazla sayıda bulunabilir.
Çocuklar, önce yaşa göre tabakalanıp, her tabakadan basit rasgele örnekleme yöntemiyle belirli sayıda seçilirse sonuç gerçeğe daha yakın olur.
Tabakalı örneklemede örnek büyüklüğü, her tabaka için ayrı değil, tüm kitle için daha önceden anlatılan yöntemlerle hesaplanır.
Daha sonra örnekleme alınacak bireyler, tabakalardaki birey sayısıyla orantılı olarak seçilir. Başka bir deyişle, çok kişi içeren tabakadan çok, az kişi içeren tabakadan az kişi örnekleme alınır.
Tabakalı rasgele örnekleme yöntemine tabakalar arasında gerçek bir farklılık olduğunda başvurulmalıdır. Bu yöntemin sakıncalı yanları çok azdır. Bunlar;
Tabakalardaki birey sayısının bilinmediği durumlarda seçim işlemlerinin güçleşmesi,
Örnekleme seçilecek birimlerin çok büyük bir bölgede dağınık olarak oturması durumunda araştırmanın uygulama aşamasının güçleşmesidir.

 3. Küme Örnekleme Yöntemi
Bu yöntemde örnekleme birimi tek kişi değil bir grup, demet ya da kümedir. Araştırma yapılacak bireyler geniş bir alana dağılmış durumda iseler, basit rasgele ve tabakalı rasgele örnekleme yöntemiyle yapılan seçimle örnekleme çıkan bireylere ulaşmak pratik olmayabilir. Böyle bir durumda küme örnekleme yöntemi uygulama kolaylığı sağlar.
Örneklem hatasını etkileyen en önemli faktör kümelerin homojen ya da heterojen olmasıdır. Küme içinin heterojen olması (değişik özellikteki birimleri içermesi) durumunda örneklem hatası küçülür. Küme içindeki birimlerin homojen olması durumunda ise örneklem hatası büyük olur.
Küme örnekleme yönteminde genel kural kümedeki birim sayısının az olması yani kümelerin küçük olmasıdır.
Kümelerin küçük olması küme sayısını artıracak, bu da değişik özellikteki kümelerin örnekleme girme şansını arttıracaktır.
Örneğin 5000 aile içeren bir bölgeyi 1000’er ailelik 5 kümeye ayırıp buradan 1 kümeyi örnekleme alma yerine, 250’şer ailelik 20 kümeye ayırıp 4 küme seçmek daha uygundur.
Kümelerin nasıl belirlendiğine bağlı olarak doğabilecek örneklem hataları aşağıdaki iki örnekte görülmektedir.

 

 4. Sistematik Örnekleme Yöntemi
Örneklem seçim işlemlerinin kolay olması nedeniyle özellikle evren büyük olduğunda kullanılan bir örnekleme yöntemidir. Bu yöntemin en çok kullanıldığı durumlar şunlardır;
Çok sayıda birim içeren kayıt sistemlerinin incelenmesinde. Örneğin, hasta dosyaları, hasta ya da işçi kayıtları, kayıt defterleri, fişler, listeler gibi.
Birim sayısı çok fazla olduğu için listelenmesi güç ya da olanaksız olan durumlarda. Örneğin, büyük bir kentte ev seçimi, sokak seçimi, işyeri seçimi otomobil seçimi gibi.

Seçim işlemlerinde evren büyüklüğü (N) örneklem büyüklüğüne (n) bölünerek kaç birimde bir birimin örnekleme alınacağı saptanır.
Örneğin, 15000 hasta dosyası bulunan bir arşivden 500 dosya örnekleme seçilecekse (15000 / 500 = 30) her 30 dosyada bir dosya örnekleme alınacaktır.
Başlangıç sayısı rasgele sayılar tablosundan 1 – 30 arasında bir sayı seçilerek bulunur. Seçilen sayı 8 ise önce 8’inci dosya örnekleme alınır, sonra her 30 dosya 1 dosya örnekleme alınır. Böylece örnekleme çıkan dosya numaraları 8, 38, 68, 98, ……14978 olacaktır.
Bu yöntemi kullanacak araştırıcılar şu noktaları göz önünde bulundurmalıdırlar;
Başlangıç sayısı, dağılımı büyük oranda etkiler. Örneğin dosyalar küçük yaştan büyük yaşa doğru sıralanmışsa ve araştırıcı yaş ortalamasını öğrenmek istiyorsa 3.33.63.93…. sırasında elde edilecek ortalama ile 28, 58, 88, 118…. Sırasından elde edilecek ortalama farklı sonuçlar vermektedir.
Birden çok kurumda dosyalar incelenecekse ve her kurumda diyelim 30 dosya varsa ve her kurum dosyaları küçük yaştan büyük yaşa doğru sıralanmış ise başlangıç sayısı dağılımı yine etkiler.
Birden çok kurumda dosyalar incelenecekse bir kurum dosyaları büyükten küçüğe bir kurum dosyaları küçükten büyüğe doğru sıralanmışsa bir diğeri de sırasız olarak dizilmişse araştırıcı bunların sırasını belirli bir düzene soktuktan sonra seçim işlemine geçmelidir.

e) Örneği Seçmek
-Örnekleme sürecinin son aşaması, anakütle içerisinden, belirlenen örnekleme yöntemine göre örneği seçmektir.
-Seçilen örnek sayesinde araştırma için gereken verilere ulaşılmış olunur.


Hipotez Testinin Asamaları

Bir hipotez testi ana hatlarıyla dört aşamada gerçekleştirilir;
1.    Sıfır ve alternatif hipotezlerin oluşturulması
2.    Test istatistiğinin hesaplanması
3.    Karar modelinin kurulması
4.    Karar verme


1) Sıfır ve alternatif hipotezlerin oluşturulması
Aşağıdaki tabloda testin yönüne göre çeşitli ana kütle parametreleri için sıfır ve alternatif hipotezlerin nasıl kuruldukları gösterilmiştir.

 2) Test istatistiğinin hesaplanması
- Hipotez testinde ikinci adım uygun bir test istatistiğinin seçimi ve hesaplanmasıdır.
- Bu test istatistiği ana kütleden alınan basit şans örneğinden hesaplanmış istatistik tipidir ve H0 hipotezinin doğru veya yanlış olma ihtimallerinin tespiti için kullanılır.
- Her örnek istatistiğinin kendine has bir örnekleme dağılımı vardır. Böyle bir dağılım büyük örnekler için (n≥30 veya np≥5 durumunda) normal dağılıma yaklaştırılabilir.
- Ana kütle değerlerinin normal dağılım göstermesi durumunda veya ana kütlenin en azından tek modlu ve oldukça simetrik olması halinde, küçük örnekler için, t-testi dağılımından faydalanılabilir.
- Böylece örnek istatistiğinin örnekleme dağılımı normale yaklaştırılabiliyorsa test istatistiği olarak Z değeri; küçük örnekler için, test istatistiği olarak t değeri alınır. Z veya t değerlerinin hesaplanması ise aşağıdaki genel formülle yapılır.
Z (veya t) = (istatistik-parametre) / standart hata
-  Tek anakütle analiz edilirken Z0 test istatistiği şu şekilde bulunur;


-     Örnek istatistiğinin örnekleme dağılımı Z veya t dağılımlarına yaklaştırılamıyorsa, böyle durumlar için özel test istatistiği hesaplama metotları geliştirilmiştir. (Örnek: Ki-Kare Testi)

3) Karar modelinin kurulması
- Karar modeli test istatistiğinin hesaplanan değerinin hangi bölgeye düşmesi halinde H0 hipotezinin kabul veya reddedileceğini gösteren bir şemadır.
- Bu şemada H0 hipotezi için
- “kabul bölgesi” ve
- “red bölgesi” olmak üzere iki bölge vardır.
- Test istatistiğinin red bölgesine düşme ihtimali α önem seviyesine eşit, kabul bölgesine düşme ihtimali ise 1- α’ya eşittir.
 - Kabul ve red bölgelerini ayıran değerlere “kritik değerler” denir. Kritik değerler örnek istatistiğinin dağılış tipine göre özel olarak hazırlanmış tablolardan tespit edilir.
-  Karar modeli, testin yönüne göre farklı şekilde kurulur.
- Test iki yönlü ise red bölgesi karar şemasının her iki tarafında da eşit şekilde yer alır.
-  Test tek yönlü ise yani dağılımın sadece bir ucuyla ilgileniliyorsa red bölgesi ya dağılımın sağ ucunda (sağ kuyruk testi) veya dağılımın sol ucunda (sol kuyruk testi) yer alır. Örnek istatistiğinin normal dağılım göstermesi halinde karar modeli şemaları aşağıdaki gibi gösterilir.




Örnek istatistiğin farklı dağılışa sahip olması veya dağılış seklinin bilinmemesi durumlarında farklı karar şemaları benzer şekilde kurulabilir.
  
4) Karar verme
Testin ikinci aşamasında hesaplanan test istatistiğinin değeri, karar modelindeki kabul bölgesine düşmüş ise H0 hipotezinin α önem seviyesinde kabul edilmesine karar verilir. Bu durumda H1 alternatif hipotezi reddedilmiş olur. Bunun aksi olarak test istatistiği değerinin red bölgelerine düşmesi halinde H0 hipotezi reddedilerek H1 hipotezinin kabul edilmesine α önem seviyesinde karar verilir.
H0 hipotezinin kabul edilmesi anakütle parametresinin gerçek değeri ile sıfır hipotezinde belirtilen spesifik değer arasındaki farkın istatistiki açıdan “önemsiz” olduğu anlamına gelir.
Karar vermede özel bir durum vardır. Hesaplanan test istatistiğinin değeri tam kritik değere eşit çıkabilir. Bu durumda ya önem seviyesi değiştirilerek bir karara varılır veya örnek hacmi büyütülerek test yeniden yapılır.
İki anakütle ortalaması, oranı veya standart sapması için hipotez testleri yürütülürken buraya kadar anlatılan süreç aynen tekrarlanır. Tek fark test istatistiği değerinin hesaplanış şeklidir. Örneğin iki anakütle ortalamasının eşitliği test edilirken geliştirilecek hipotezler ve test istatistiği şu şekilde olabilir;

Örnek 1:
Bir peynir üretim sürecinde, üretimin 500 gr.’lık paketler halinde gerçekleştirilmesi planlanmıştır. Üretimin planlandığı gibi gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol amacıyla rastsal olarak 100 paket seçilmiş ve bu paketler için ortalama ağırlık 495 gr., standart sapma da 20 gr. olarak hesaplanmıştır.

α = 0.05 anlam düzeyi için, üretimin planlandığı gibi gerçekleştiği söylenebilir mi? Karar veriniz
1. Adım: Hipotezlerin oluşturulması
Peynir paketlerinin belirlenen ortalama ağırlığı (standart ağırlık) 500 gr.dır. Bu nedenle, burada sıfır hipotezi, üretilen peynir paketlerinin ortalama ağırlığının 500 gr. olduğu yönündedir. Bu iddiayı, 500 gr.’dan hem küçük, hem de büyük yöndeki anlamlı ağırlık farklılıkları çürütecektir. Buna göre yapılacak test, iki yönlü test olup, hipotezler:

H0 : μ = 500 gr.
H1 : μ ≠ 500 gr.
şeklinde ifade edilmelidir.

2. Adım: Test istatistiğinin hesaplanması
Bu örnekte tanımlanan anakütleler sonsuz olurlar. Anakütlenin dağılımı ve değişkenliği hakkında bilgi yoktur.Örneklem hacmi n = 100 pakettir ve n ≥ 30 olduğundan, örneklem aritmetik ortalamasının dağılımı, normal dağılımdır. Buna göre test istatistiği;

3. Adım: Karar modelinin

4. Adım: Karar verme
- H0 hipotezinin reddedilmesi, üretilen peynir paketlerinin ortalama ağırlığının 500 gr. olmadığını, üretim sisteminin planlandığı gibi üretimi gerçekleştirmediğini gösterir.


24 Haziran 2014 Salı

Veri Toplama Yöntemleri


Anket Yöntemi
Gözlem Yöntemi
Görüşme Yöntemi
Tarama Yöntemi

1. Anket Yöntemi
Araştırmada kanı araştırması stratejisi izlenerek kişilerin belli bir konudaki düşünceleri öğrenilmek istendiğinde veri toplama yöntemi olarak anket yönteminden yararlanılır.
Anket, sistematik bir veri toplama yöntemidir. Veriler, önceden belirlenmiş insanlara bir dizi soru sorarak elde edilir. Anket yöntemi ile çok farklı türde veri toplamak mümkündür.
Bu yöntem daha çok sosyal içerikli araştırmalarda kullanılmaktadır.





1.1. Anket Hazırlanırken Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar
Anket hazırlanırken dikkat edilmesi gereken kurallar, genel ve biçimsel kurallar olmak üzere iki başlık altında incelenebilir;
Genel Kurallar;
Anket formunu hazırlamaya başlamadan önce araştırılacak konu ile ilgili ön çalışma yapılmalı, konuya hakim olunmalıdır.
Araştırmanın kapsamı ve araştırmanın hitap edeceği kitle ile kişilerin profilleri mümkün olduğunca doğru belirlenmelidir.

1.1. Anket Hazırlanırken Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar
Biçimsel Kurallar;
Anket formunda anketi cevaplayan kişinin kimliğini ortaya çıkarmaya yönelik her türlü sorudan özenle kaçınılmalıdır.
Sorular en az düzeyde eğitim almış bir kişinin bile anlayıp, cevaplayabileceği kadar; basit, sade ve anlaşılır olmalıdır.
Anket formunda olabildiğince açık uçlu soru bulundurmaktan kaçınılmalıdır.
Soruya verilebilecek bütün cevaplar, şıklar halinde verilmeli, son olarak diğer şıkkı mutlaka eklenmelidir.
Olabildiğince “evet-hayır-bazen” gibi iki-üç şıkkı olan sorular sormaktan kaçınılmalıdır.
Değişik yerlere kontrol soruları konmalıdır.
30 en fazla 35 soru içerisinde ölçülmek istenen bütün konular sorulmalıdır. İdeal anket formu; 15-20 sorudan oluşmalıdır.

1.1. Anket Hazırlanırken Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar
Tanımlanacak olan kitlenin her bir üyesinin belli bir yöntemle örneklem gurubunda yer almasına özen gösterilmelidir.
Araştırma verilerinin, doğruluk düzeyini sağlayacak sayıda örneklem seçilerek, evreni temsil etmesi sağlanmalıdır.
Örneklemdeki herkesin soruları cevaplaması sağlanmalıdır.
Ankette soru sırası, anket ile elde edilebilecek sonuçları önemli düzeyde etkileyecektir. Araştırmanın giriş bölümünde, araştırma konusu ile doğrudan ilgili, kolay cevaplanabilir türde sorulara yer verilmelidir. Hassas soruların anketin ilerleyen bölümlerinde yer alması tavsiye edilen bir uygulamadır. Bazı sorularda cevaplayıcılardan dini inançları, etnik özellikleri, cinsel tercihleri, gelir düzeyleri gibi bilgiler istenebilir.
İlgili sorular bir araya getirilerek, cevaplayıcının bir konudan diğerine atlamasının önlenmesi ve bir konu üzerinde yoğunlaşmasının sağlanması amaçlanmalıdır.

1.2. Anket Sorularının Oluşturulması
Anket sorularının yazımı anket sürecinin muhtemelen en önemli aşamasıdır. Sorular anketin yapı taşlarıdır. Soruların istenilen bilgiyi elde etmedeki performansı anketin sonuçlarına diğer bütün anket süreci aşamalarından daha fazla etki eder. Dolayısıyla anket sorularının yazımına büyük özen gösterilmelidir.
Anket soru formatları iki genel kategoriye ayrılır:
Kapalı Uçlu (Yapılandırılmış) Sorular
Açık Uçlu (Yapılandırılmamış) Sorular

A) KAPALI UÇLU SORULAR
Kapalı-uçlu (veya yapılandırılmış) sorular yanıtlayıcıdan sabit bir yanıt seçenekleri setinden bir seçeneği seçmelerini ister.
Çoktan-seçmeli, evet-hayır ve derecelendirme ölçeği kapalı uçlu sorulara örnektir.
ÖRNEK: “Hastalanınca doktora gider misiniz?”
a)    EVET b) HAYIR

AVANTAJLARI:
Alternatif cevap seçenekleri her bir cevaplayıcı için aynıdır.
Cevaplayıcılar arasında karşılaştırmalar yapılabilir.
Elde edilen verilerin bilgisayara girilmesi kısa zaman alır.
Cevap seçenekleri, soruları cevaplayıcı için daha anlaşılır hale getirebilir.

DEZAVANTAJLARI:
Cevaplayıcı seçeneklerden birini rasgele işaretleyebilir.
Cevaplayıcı asıl görüşünü yansıtmayan bir seçeneği işaretleyebilir ya da seçenekler cevaplayıcının görüşünü yansıtmaktan uzak olabilir.
Soruların cevaplayıcılar tarafından doğru anlaşılıp anlaşılmadığı denetlenemez.

B) AÇIK UÇLU SORULAR
Açık-uçlu (veya yapılandırılmamış) sorular yanıtlayıcıdan kendi ifadelerinden oluşan bir yanıt ister. Cevaplayıcıya istediği cevabı yazabilme fırsatı verir. Boşlukları doldurma, kısa cevaplar açık-uçlu sorulara örnektir.
En sık kullanılan biçim, sorudan sonra yanıt için uygun bir boşluk bırakmaktır. Örneğin: “Sizce eğitim sistemindeki temel sorunlar nelerdir?” …………………………………….
Açık uçlu sorular genelde anket formunun son sorusunu oluştururlar ve “Yukarıda belirttiklerinize eklemek istediğiniz hususlar var mı?” biçimde olur ve ek bilgi sağlamayı amaçlar.

AVANTAJLARI:
Cevaplayıcıların görüşleri tutumları ve kendileri hakkındaki algı ve yorumlamaları konusunda derinliğine bilgi edinilmesini sağlar.
Toplanan veriler araştırıcının düşünceleri ile sınırlı kalmaz. Araştırıcının düşünemediği, beklenmeyen veriler toplanabilir.

DEZAVANTAJLARI:
Elde edilen bilgilerin istatistiksel analiz için sınıflandırılmaları gerekir. Bu son derece teknik ve zaman alıcı bir iştir.
Araştırmanın amacı ile ilgili olmayan cevaplar yazılabilir.
Eksiksiz doldurulabilmesi için, cevaplayıcının iletişim ve kendini ifade kabiliyeti olmalıdır.
Doldurulması cevaplayıcının işini zorlaştıracağından, cevaplanma oranı düşük olabilir.

1.3. Soru İçerikleri
Anket soruları formatlarına göre kategorilere ayrıldıkları gibi içeriklerine göre de kategorilere ayrılabilirler. Anket soruları içeriklerine göre üç genel içerik kategorisine ayrılırlar:
Demografik sorular,
olgusal sorular ve
tutum soruları.
Bu kategorilerin her biri hem açık-uçlu sorularda hem kapalı-uçlu sorularda görülebilir.

Demografik Sorular
Demografik sorular yanıtlayıcı hakkında tanımlayıcı bilgi sağlar. En yaygın kullanılan demografik sorular cinsiyet, yaş, meslek, ırk, din, etnik köken ve eğitim düzeyi ile ilgilidir.
Hangi demografik bilgilerin toplanacağına karar vermek için araştırma ekibinin yapmayı planladıkları spesifik analizleri önceden iyice düşünmesi gereklidir.
Örneğin, cinsiyet ve yaşa göre alt-grupların tutumlarını tespit etmek isteyen bir anket bu değişkenleri değerlendiren demografik soruları içermelidir. “Eğitim Durumunuz”, Medeni Haliniz” gibi.

Olgusal Sorular
Olgusal sorular davranışsal bilgiler veya yanıtlayıcının yaşantısı dahilinde olan diğer olaylar hakkındadır.
Bazı olgusal sorular bilgi sorar: "İşe gidip gelmek için yolda geçirdiğiniz zaman haftada kaç saattir?" veya "Son bir yıl içinde kaç gün hastalık izni aldınız?"
Olgusal sorularla ilgili bir sorun, yanıtlayıcılardan doğru bilgi almaktaki zorluklardır. Olay veya davranış ne kadar az belirgin ve ne kadar çok rutinse doğru hatırlanma olasılığı o derecede azalmaktadır.

Tutum Soruları
Tutum soruları yanıtlayıcılara bir konuya ilişkin tutumlarını, görüşlerini, inançlarını veya algılarını sorar.
Kurum anketlerinde bu tip sorular çok popülerdir. Bunun bir nedeni, tutum sorularının kurumla ilgili neredeyse her sorun hakkında yazılabilmesidir.
Kurum anketlerine tutum sorularını eklemek önemlidir. Çünkü böylece yöneticiler yaygın herhangi bir olumsuz algının farkına varabilirler.

1.3. Soru İçerikleri
Soruların yazımında dikkat edilmesi gereken kurallardan bazıları şöyle sıralanabilir;
Amaca cevap vermeli, sadece öğrenilmek istenen konuyla ilgili olmalıdır.
Kısa, basit ve açık olmalıdır.
Karmaşık ve anlaşılması zor olmamalıdır. Kullanılacak sözcüklerin birden fazla anlamının olmamasına dikkat edilmelidir.
Kullanılacak sözcüklerin farklı şekilde anlaşılabilecek nitelikte olmamalarına özen gösterilmelidir.
Bir soru yalnız bir konu içermelidir. İki farklı konu tek bir soru ile irdelenmemelidir.
Cevaplayıcılara yabancı olabilecek kelime ve terimlerden kaçınılmalıdır.
Yönlendirici sorulardan kaçınılmalıdır.
Yanıtlaması zor olan ya da zaman alan sorular mümkün olduğunca sorulmamalıdır.
Katılımcılar hakkında tahmin yürütür tarzda sorular sorulmamalıdır. Örneğin; “Kaç çocuğunuz var?” yerine “Çocuğunuz var mı? varsa kaç tane?” biçiminde sorular daha uygundur.
Kişilerce özel hayatlarına müdahale şeklinde algılanabilecek sorulardan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.

1.4. Anket Yanıt Formatları
Araştırmanın başarısı açısından anketi oluşturan soruların nasıl hazırladığı kadar bu soruların yanıtlarının nasıl hazırladığı da önem taşımaktadır.
Bu bağlamda anketlerde kullanılan yanıt formatları şu şekilde sıralanabilir;

a) İki Seçenekli Yanıt Formatı
En basit yanıt formatıdır. Seçenekler “Doğru / Yanlış”, “Evet / Hayır”, “Katılıyorum / Katılmıyorum” olabilir.
İkili yanıt formatı çoktan-seçmeli yanıt formatının bir varyasyonudur. İki yanıt seçeneğine üçüncü bir "Bilmiyorum" veya "Uygun değil" seçeneği eklenebilir.
Bu tip yanıtlara sahip sorular genelde bir konudaki soru grubunun ilk sorusu olurlar. Verilen yanıta göre katılımcı izleyen sorulardan bazılarına yanıt verir.

b) Çoktan-Seçmeli Yanıt Formatı
Bu cevap formatı, seçeneklerden oluşan bir liste şeklindedir. Cevaplayıcılardan onlar için uygun olan seçenekleri yuvarlak içine alarak işaretlemeleri istenir.
Ankete katılanlar tercihleri arasında bir derecelendirme yapmadıklarından bu tür soruların cevaplandırılması, sıralama sorularından daha kolaydır.
Yanıt seçenekleri genelde üç ile beş seçenek arasında olur.

c) Derecelendirme Ölçekleri
Anketlerde genelde ürün veya hizmetlerin belirli bir ölçeğe göre derecelendirilmeleri istenir. Bazı anketlerde insanlara verilen ifadelere ne kadar katıldıkları / katılmadıkları sorulur.
Likert derecelendirme ölçeği en yaygın kullanılan yanıt formatıdır. Bu ölçeklerde, yanıtlayıcılardan bir konu hakkında ne kadar olumlu veya ne kadar olumsuz hissettiklerini derecelendirmeleri istenir.
Likert tipi yanıtlar, birçok soru için aynı yanıt seçeneklerinin kullanılmasından dolayı yanıtlayıcıların kısa bir sürede büyük miktarda bilgi aktarmalarını sağlar.

c) Derecelendirme Ölçekleri
Örnek 1: Aldığınız hizmetten ne kadar tatmin oldunuz?
a) Hiç Tatmin Olmadım
b) Tatmin Olmadım
c) Kararsızım
d) Tatmin Oldum
e) Çok Tatmin Oldum


Örnek 2: Lütfen size sağlanan hizmetin kalitesini değerlendirin.
a) Çok Kötü
b) Kötü
c) Orta
d) İyi
e) Çok İyi.

Derecelendirme ölçekleri hazırlanırken uç noktaların zıt anlamda olmaları büyük önem taşımaktadır. Eğer bu koşul sağlanmazsa cevaplayıcılardan alınan yanıtların taraflı olma durumu söz konusu olacaktır. Örneğin aşağıdaki derecelendirme ölçekleri araştırıcının istediği nitelikte cevaplar sağlayabilir ama ihtiyaç duyulan bilgiyi vermez.
a) Genelde Tatminkar
b) Tamamıyla Tatminkar
c) Son Derece Tatminkar
d) Mükemmel

d) Sıralama İstenen Yanıt Formatı
Diğer bir yanıt formatı, kişilerin bir seçenek listesindeki maddeleri farklı kriterlere (örnek: önem derecesi) göre sıralamalarını istemektir.
Bu veriler, seçeneklerde yer alan hususların öncelik sırasının belirlenmesine yardımcı olacaktır.
Örneğin bir restoranın müşterileri ücreti, yemeğin kalitesinden ve menünün çeşitliliğinden daha yüksek derecelendiriliyorlarsa, yönetimin maliyet konusunu öncelikli olarak ele alması gerektiği söylenebilir.

d) Sıralama İstenen Yanıt Formatı
Örnek: Lütfen aşağıdaki 5 amacı önem sırasına göre sıralayınız (1-en önemli, 5-en önemsiz).

___ Çabuk Başarı Elde Etmek
___ Üretimin Miktarını Arttırmak
___ Fiyatları Düşürmek
___ Biriken İş Sayısını Azaltmak
___ Hata Miktarını Düşürmek
e) Eşleştirmeli Yanıt Formatı
Bu yanıt formatı türünde ankete katılan katılımcıdan sütun halinde verilen seçenekleri birbirleriyle eşleştirmesi istenir.

f) Birden Fazla Cevap İçeren Yanıt Formatı
Bu yanıt formatında katılımcıdan kendisine uyan tüm seçenekleri işaretlemesi istenir. Bu tür bir yapı yerden ve zamandan tasarruf sağlar. Ancak liste çok uzatılırsa katılımcı tüm seçenekleri okumayabilir.
Örnek: Hangi sporları yaparsınız?
Futbol
Basketbol
Masa tenisi
Yüzme
……………..


Diğer (Lütfen belirtin):.........................”


1.5. Anketin Gözden Geçirilmesi
Sorular anket amacına uygun mudur? Araştırmanın amaçları ile ilgisi olmayan hiçbir soru ankette yer almamalıdır.
Sorular anket yapılan bireyler için uygun mudur? Katılımcıların cevap veremeyecekleri ya da bilemeyecekleri sorular ankette yer almamalıdır. Kişilerin özel hayatlarına müdahale şeklinde algılanabilecek sorulardan kaçınılmalıdır.
Sorular uygun sonuçlar sağlayabilecek nitelikte midir? Elde edilen verilerin nasıl özetleneceği belirlenmelidir (Frekans, yüzde, diyagram vb.).
Sorular yanlış yorumlanabilecek kelime ve ifadeler içeriyor mu?
Sorular birbiriyle çakışan seçenekler içeriyor mu? Çakışan seçenekler, anketi yanıtlayanlar için kavram karmaşasına yol açar.
Sorular insanları, anketi düzenleyenin istediği cevaplara yönlendirecek nitelikte mi?
Aynı soru iki ayrı konuyu içeriyor mu?
Anket içerisinde birbirinin tekrar ya da çok benzeri olan sorular var mı?

1.6. Anketin Test Edilmesi
Taslak bir anket hazırlandıktan sonra, anket muhtemel hataları belirlemek için test edilebilir.
Test, anketi geniş kitlelere dağıtmadan önce, güvenilirlik ve geçerliliğinden emin olmak için yapılır.
Test genelde büyük grubu temsil eden daha küçük bir gruba uygulanır. Eğer test yapılması planlanıyorsa aşağıdaki maddelere dikkat etmek gerekmektedir;
Süreç açıklanmalıdır. Teste katılacak katılımcılardan, anketi aldıkları zaman değerlendirmeleri, anlamı açık olmayan soruları, eksik başlıkları ve geliştirilmesi gereken noktaları belirlemeleri istenmelidir. Bu aşamada anket formunun uygulanması sırasında nasıl bir yöntem seçilecekse aynı şekilde davranılmalıdır.
Katılımcıların anket ile ilgili yorumlarının yazılı olarak alınmasında yarar vardır. Çünkü bazı bireyler grup içerisinde rahatça düşüncelerini, eleştirilerini ifade edemeyebilirler.
Teste katılanların anketi ne kadar zamanda tamamladıkları ölçülmelidir.
Katılımcıların tümü anketi tamamladıktan sonra geri bildirim alabilmek amacıyla anketi oluşturan tüm bölümler katılımcılarla birlikte incelenmelidir. Araştırma problemi ile ilgili önemli hususların anket dışında bırakılıp bırakılmadığı belirlenmeye çalışılmalıdır.
Test süreci sonunda elde edilen tüm bilgilerden yola çıkarak aşağıdaki sorulara yanıt bulunmalı ve ankete son şekli verilmelidir;
Her soru ölçmesi gereken parametreyi ölçebiliyor mu?
Katılımcılar sözcüklerin hepsini anlayabiliyorlar mı?
Katılımcıların hepsi soruları aynı biçimde anlayabilmiş mi?
Kapalı uçlu soruların yanıt şıklarının her biri katılımcılar tarafından işaretlenmiş mi (ya da hiç işaretlenmeyen yanıt şıkkı var mı)?
Anket formu, katılımcıları formu yanıtlamaya teşvik ediyor mu (form katılımcıların hoşuna gitti mi)?
Yanıtlanamayan soru var mı?
Anket formu katılımcıları belirli bir doğrultuda yanıt vermeye yönlendiriyor mu?

1.7. Anket Formunun Şekli Olarak Düzenlenmesi
Soru maddeleri ve cevapları belirlendikten sonra anket formunun hazırlanması sürecinde geçilmiştir.
Anket formunun görünüşü, uzunluğu ve soruların hangi sırayla yazılacağı dikkat harcanması gereken başlıca konulardır.
Anket formunun şekli olarak düzenlenmesi sırasında şu hususlara dikkat edilmesinde yarar vardır;
Anket formunun ilk başında uygulanacak anketin amacını ve sonuçların ne şekilde değerlendirileceğini açıklayan bir giriş cümlesi yer almalıdır. Eğer posta yoluyla anket gerçekleştirilecekse, bu açıklamaların daha uzun hazırlanmasında ve anketin kapak sayfası olarak düzenlenmesinde fayda vardır.
Özellikle ankette demografik sorular mevcutsa, insanlara güven vermek için, verecekleri yanıtların gizli kalacağına dair bir ifade giriş bölümünde yer almalıdır.
Anket formundaki ilk sorunun çok kolay, ilginç ve anketin amacıyla ilgisinin çok belirgin olmasına dikkat edilmelidir. İlk sorunun belirsiz ve uzun olması tercih edilmez.
Araştırma açısından önemli olan ve kesinlikle yanıt alınmak istenen soruların anket formunun başlarına yazılması gerekir.
Aynı konudaki sorular arka arkaya sıralanmalıdır. Ayrıca aynı konudaki soruların soru tiplerinin de aynı olmasına dikkat edilmelidir.
Yaş, cinsiyet, gelir durumu gibi demografik soruların anket formunun son kısmında yer alması tercih edilmelidir.
Anket formu kolay okunabilir olmalıdır.
Anket formunda yer alan sorular bölünmemelidir. Yani sorunun yarısı bir sayfada, diğer yarısı diğer sayfada yer almamalıdır. Aynı şekilde yanıtlar da bölünmemelidir.
Sorular ile yanıtları ve formda yer açıklamalar kolaylıkla birbirinden ayırt edilebilmelidir.
Sorulara ilişkin yanıtların yan yana yerine alt alta yazılmasına dikkat edilmelidir.
Her sorunun sonunda parantez içerisinde sorunun nasıl yanıtlanacağı belirtilmelidir. “Yalnızca birini işaretleyin”, “Birden fazla şıkkı işaretleyebilirsiniz”, “Size uygun olan şıkları daire içine alın” gibi. Bu tür açıklamaların anket formunun başında belirtilmesi doğru değildir.
Anket soruların arasında katılımcıların ilgisini çekebilecek cümleler konulabilir. Bu cümleler, yeni bir konuda soruların başlayacağını belirtmek ya da monotonluğu gidermek için eklenebilir.
Soruların hepsinin katılımcıların tümü tarafından yanıtlanması gerekli olmayabilir ve yanıtlanamayacak nitelikte olabilir. Böyle durumlarda sorulacak sorularla katılımcı yanıtlaması gereken sorular konusunda yönlendirilmelidir. Ancak bu yönlendirme görsel olarak etkili bir biçimde yapılmalıdır. Örneğin “Sigara kullanıyor musunuz? – Evet – Hayır (Cevabınız Hayır ise .. sorusuna geçiniz) gibi.

1.8. Anketörün Seçimi
Anket yoluyla veri toplama sürecinde anket çalışması araştırıcı tarafından uygulanabildiği gibi geniş kapsamlı araştırmalarda anketörler (görüşmeciler) tarafından da uygulanabilmektedir. Anketör seçiminde etkili olan kriterlerden bazıları şu şekilde sıralanabilir;
Araştırma konusu ve ankete katılacak kişilerin yapısal özellikleri anketör seçiminde etkilidir.
Araştırma konusu ve ankete katılacak kişilerin cinsiyeti, anketörün cinsiyetinin belirlenmesinde etkilidir.
Anketörlerin ankete katılacak kişilerle benzer demografik özelliklere sahip olmaları bir avantaj olarak görülür.
Anketörün araştırma konusuna karşı bilgisi önemli bir kriterdir.
Araştırmanın başarısı açısından anketörlerin şu özelliklere sahip olması önem taşımaktadır;
Anketör işini yaparken doğruluktan ve dürüstlükten ayrılmamalıdır. Cevaplayıcıların adreslerine giderek, onlarla görüşerek ve yanıtlarını anket formuna yazarak çalışmalıdır.
Anketör, anket formunu dikkatle, okunaklı biçimde ve hiçbir soruyu atlamadan doldurmalıdır.
Anketör konuya ilgili, iletişim becerisi yüksek ve sabırlı olmalıdır.
Konuya bağlı olarak anketörlerin bazen araştırma konusunda uzman olması gerekebilir. Ancak genel olarak yüksek eğitim görmeleri gerekmemektedir.
Bazı araştırmaların konusu gereği anketörün cinsiyeti çalışmanın sonuca ulaşması açısından çok önemli olmaktadır.
Çalışma kapsamında görevlendirilecek olan anketörler, öncelikle görev almak isteyenler arasından cinsiyet, eğitim durumu, araştırma konusuna uygunluk vb. kriterler dikkate alınarak seçilirler.
Seçilen anketörler, hemen anket formlarının doldurulması çalışmalarına başlamazlar. Önce iki ya da üç gün süren bir eğitime tabi tutulurlar.
Bu eğitim sırasında anketörlere araştırmanın amacı, soru kağıdındaki her sorunun amacı ve sorunun nasıl sorulacağı anlatılmalıdır. Eğitimin bazı aşamaları uygulamalı yapılmalıdır.

1.9. Uygulama Biçimlerine Göre Anket Türleri
Posta Aracılığıyla Anket Yapma
Telefonla Anket Yapma
Karşılıklı Görüşme Yoluyla Anket Yapma
İnternet Yoluyla Anket Yapma
Karma Anketler

a) Posta Aracılığıyla Anket Yapma
Posta anketleri,
hazırlanan soru formlarının
posta yoluyla cevaplayıcılara ulaştırılmasını öngören
bir veri toplama yöntemidir.

Avantajları
Maliyet diğer yöntemlere göre daha düşüktür.
Çok geniş bir alanı kapsayan bir çerçeveden bilgi sağlanabilir.
Cevaplayıcıların anketörden etkilenmesi söz konusu değildir
Ani ve baskı altında karar verme ya da inisiyatif kullanma ihtiyacı söz konusu değildir.
Soruların cevaplanması için sıkı bir zaman tehdidi yoktur.

Dezavantajları
Kapsam hatasına son derece açıktır.
Eğitim düzeyi düşük kitlelere uygulanan anketlerin cevaplama oranı düşüktür.
En uzun zaman alan anket yöntemidir. (1.5-2 ay)
Araştırmacının, soruların cevaplanma süreci üzerinde kontrolü yoktur.
Eksiksiz doldurulmasını sağlamak oldukça güçtür.
Cevaplanma oranı en düşük yöntemdir.
Açık uçlu sorular için uygun değildir.

b) Telefonla Anket Yapma
Bu yöntemde ihtiyaç duyulan veriler, eğitimli anketörlerin cevaplayıcılarla yaptıkları telefon görüşmeleri ile toplanır.

Avantajları
Çok seri olarak veri toplama olanağı vardır.
Uygulama sırasında ortaya çıkan problemlerin çözümü son derece kolaydır.
Karşılıklı görüşmede soruların yanlış anlaşılması tehlikesinin ve cevaplama hatalarını önler.
Anketörün cevaplayıcı üzerinde oluşturduğu sosyal baskı, karşılıklı görüşme yöntemine oranla daha alt düzeydedir.

Dezavantajları
Telefonu olmayan kişilerle görüşme olanağı yoktur.
Telefonla görüşmenin getirdiği süre kısıtlaması vardır.
Çerçeve olarak başvurulan telefon rehberleri güncel olmayabilir.
Anketörün ses tonu ve yaptığı vurgular kişileri belli cevap seçeneklerine yönlendirebilir.
Görsel yardımcı malzemeler bu anket türünde kullanılamaz.
Cevaplanma oranı karşılıklı görüşmeye göre daha azdır.

c) Karşılıklı Görüşme Yoluyla Anket Yapma
İhtiyaç duyulan veriler, eğitimli anketörlerin cevaplayıcılarla yaptıkları doğrudan görüşmelerle elde edilir.

Avantajları
Görsel yardımcı malzemeler kullanılarak sorular daha kolay anlaşılır hale getirilebilir.
Anketör cevaplayıcının anlamadığı noktaları açıklayabilir.
Anketin önemi anlatılarak ve gizliliği konusunda güvence verilerek cevaplanma oranı yükseltilebilir.
Araştırmacının soruların cevaplanma süreci üzerindeki kontrolü en üst düzeydedir.
Soru formları anketörler tarafından doldurulduğundan, eksik/yarım bırakılmış soru formları olmaz.

Dezavantajları
Anketörler, sonuçların taraflı olmasına yol açabilirler.
Anketör kullanıldığından maliyeti çok yüksektir.
Sonuçların alınması uzun zaman alabilir.
Anketörün görüşme yapmadan anketi yapılmış gibi gösterme ihtimali vardır.
Belirlenen kişilerden farklı kişilerle görüşme yapılabilir.
Yöntemin başarısı anketörün bilgi ve yeteneklerine bağlıdır.

d) İnternet Yoluyla Anket Yapma
 Avantajları
Veri toplama süresi kısadır.
Maliyet azdır.
Verilerin otomatik analizi yapılabilir.
Ek verilerin de alınabilmesi söz konusudur.
Coğrafi sınırlar bir engel teşkil etmez.

Dezavantajları
Elektronik ortama bağlı güvenlik kaygıları söz konusudur.
Anket dolduran kişilerin kim olduğu tam olarak belirlenemeyebilir.
Ankete erişim problemleri söz konusu olabilir.
Araştırma hassasiyeti kavranmamış olabilir.

e) Karma Anketler
Karma anket yönteminde genel strateji;
mümkün olan en yüksek cevaplanma oranını
en düşük maliyetle gerçekleştirmek için
en uygun yöntemle başlayarak gerektikçe diğer yöntemlere başvurmaktır.

 2. Deney Yöntemi
Bir araştırma konusuna ilişkin veri elde etmek amacı ile
araştırmacının kontrolünde
bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki neden-sonuç ilişkilerini belirlemeye dönük
veri toplama çalışmalarıdır.

3. Gözlem Yöntemi
Çeşitli davranış nedenlerinin tanımlanmasında, karmaşık davranışların araştırılmasında kullanılan bir veri toplama yöntemidir. Gözlemde sadece göz değil, bütün duyu organları kullanılır. Gözlem tekniği şu alt dallara ayrılır.
1.Tabii (doğal) gözlem
a)Katılımlı gözlem
b)Katılımsız gözlem
2.Sistematik gözlem

4. Görüşme Yöntemi
Yüz yüze görüşme yöntemi, araştırmacı ile cevaplayıcıyı bir araya getirir.
Araştırmacının, bilgi almak ve verileri toplamak istediği kişilere sorular sorup cevaplar alması ve bunları görüşme formu üzerine işaretlemesi veya yazmasıdır.
Ancak çoğu kez araştırmacı görüşmeyi kendisi yapma olanağına sahip olmaz. Bu gibi durumlarda görüşmeyi yapacak kişilerden (Anketör) yararlanılır.
Görüşme yönteminde dikkat edilmesi gereken temel ilkeler şunlardır;
Konuya ilişkin kesin ve kapsamlı bilgiye sahip olunmalıdır.
Görüşmeye başlarken araştırmacı kendini ve araştırmayı tanıtmalıdır.
Görüşme süreci iyi ilişkilerle yürütülmelidir.
Görüşülen gurubun güveni kazanılmalıdır.
Tarafsız ve yorumsuz şekilde soru sorulmalıdır.
Görüşülen kişiye ilişkin bilgiler gizli tutulmalıdır.
Görüşmenin son aşaması her iki taraf için de memnuniyet verici bir şekilde tamamlanmalıdır.

5. Tarama Yöntemi
Çeşitli ortamlarda kaydedilmiş tarihi, edebi eserler ile diğer türden belgelerin çözümlenmesi tarama yönteminin özünü oluşturur.
Yazılı belgeler üzerinde gözlem yaparken başvurulacak başlıca işlemler şunlardır.
Belgenin dış koşullarının belirlenmesi
Belgenin içeriğinin yorumlanması
İçerik çözümlemesi